Çocuğun normal
büyümesi için yeterli miktarlarda protein, yağ, karbonhidrat, sıvı,
vitamin, mineral ve eser elementleri dengeli bir şekilde alması gerekir.
Beslenme bu gereksinimleri karşılamak için yapılır.
Yaşlara göre
günlük enerji ve protein gereksinimleri
Yaş
Enerji (kcal/kg/gün) Protein (g/kg/gün)
0-6 ay
115-120 1.8-2.4
7-12 ay
105-110 1.4-1.6
1-3 yaş
100 1.1-1.3
4-10 yaş
85 1
11-14 yaş
50-60 45 (g/gün)
1 g yağ 9 kcal
% 35 yağ
1 g karbonhidrat 4 kcal
Dengeli bir diyette % 50 karbonhidrat
1 g protein 4 kcal
% 15 protein
Protein: Proteinli besinler enerji
kaynağı olmalarının yanı sıra hücre yapı ve işlevleri, doku büyümesi ve
yenilenmesi için de gereklidirler. Yapılarındaki aminoasitlerin cinsi ve
dizilimi proteinin özelliklerini belirler. 24 tane aminoasit
bilinmektedir. Bunlardan 9 tanesi esansiyel olup, vücutta
sentezlenemez. Besinlerle dışarıdan alınması zorunludur. Bunlar
treonin, valin, lösin, izolösin, lizin, triptofan, fenilalanin, metionin
ve histidindir. Preterm infantlarda arjinin, sistin ve taurin de
essansiyeldir. Baklagiller, et, tavuk, balık, süt, peynir ve yumurta
iyi protein kaynaklarıdır. Yumurta ve süt optimal aminoasit dağılımına
sahip olup referans protein olarak adlandırılırlar.
Karbonhidrat: Vücudun enerji
gereksiniminin çoğunu karşılarlar. Yetersiz olduğunda vücut enerji için
yağ ve proteinleri kullanır. Karaciğer ve kaslarda glikojen olarak
depolanırlar. Enerji üretimi için glukoz aerobik ve anaerobik olarak
yıkılabilir. Buradaki enzimatik olaylarda nikotinik asit, tiamin,
riboflavin ve pantotenik asit rol alır.
Yağ: Enerji deposu olarak görev
yaparlar. Ayrıca yağda eriyen vitaminler olan A,D,E, ve K vitaminlerinin
emilimine de yardımcı olurlar. Diyetteki yağın % 98’ini trigliseritler
oluşturur. Geri kalan % 2 si ise serbest yağ asitleri, monogliseritler,
digliseritler, kolesterol ve fosfolipidlerdir. Linoleik ve linolenik
asitler essansiyel yağ asitleri olup büyüme, cilt ve saç gelişimi,
platelet fonksiyonları ve üreme için gereklidirler. Yetersiz alımı
halinde dermatit, ishal, saçların zayıf olması ve dökülmesi,
trombositopeni, büyüme geriliği ve enfeksiyonlara yatkınlığın artması
ile karakterize bir tablo ortaya çıkar.
PRETERM BEBEKLERDE BESLENME
Gestasyon haftası < 34 hafta : Orogastrik beslenme
Gestasyon haftası > 34 hafta : Oral beslenme
Tartı < 1500 gr
......... 2 saat ara ile beslenir
Tartı > 1500 gr ......... 3 saat ara ile beslenir
Küçük pretermlerde başlangıçta minimal enteral feeding ( 3 saat ara ile
1 cc ) başlanır. Tolere ettikçe 3 - 4 öğünde bir artırılır.
PARSİYEL PARENTERAL BESLENME
Prematürelerde 2. günden itibaren
Beslenmeyen termlerde 3. günden itibaren İV sıvıya Trophamin % 6
eklenir.
Protein
ilavesine 0,5 gr/kg/gün dozda başlanır.
Duruma göre
pretermlerde her gün 0,5 gr/kg/gün, termlerde 1 gr/kg/gün artırılıp
total 3 gr/kg/gün dozuna kadar çıklır.
Anne sütünün besinsel özellikleri
Süt çocuğunun doğal beslenmesinde en
önemli kaynak anne sütüdür. Sütlerde bulunan iki ana protein “whey”
ve "kazeindir". Anne sütünün %70-80’nini whey proteinleri, inek
sütünün ise yalnızca %20-30’nu whey proteini oluşturur. Anne sütünün
Whey/Kazein oranı erken laktasyonda 90/10, matür sütte 60/40,
geç laktasyonda 50/50’dir. İnek sütünün en önemli protein kısmını
sindirimi daha zor olan kazein proteini oluşturur. Anne sütünde beta
laktoglobulin bulunmaz, anne sütünün başlıca whey proteini alfa
laktalbumindir. İnek sütünde bebek için allerjik özelliği yüksek olan
beta laktoglobulin de bulundurur. Whey proteinleri insan yavrusu için
besinsel değeri yüksek olan proteindir.
Anne sütü ve inek sütü protein
içeriği
Anne sütü
İnek sütü
Total protein (g/dl)
0.89 3.30
Kazein
0.25 2.60
Whey protein
0.64 0.70
alfa-laktalbumin
0.25 0.12
beta-laktoglobulin
--- 0.30
laktoferrin
0.17 Eser
serum albumin
0.05 0.03
lizozim
0.05 Eser
IgA
0.10 0.003
IgG
0.003 0.06
IgM
0.002 0.003
Anne sütünde bol
miktarda esansiyel aminoasit bulunur. Anne sütünün sistin içeriği inek
sütünden iki kat daha fazladır. Anne sütünde sistin/metionin oranı
2/1 iken inek sütünde 1/3’tür. Organizmada metioninin sistine
dönüşmesini sağlayan sistationaz enzimi ise yenidoğan döneminde yeterli
değildir. Bu nedenle sistin yenidoğan dönemi için esansiyel kabul
edilir. Anne sütü bu esansiyel aminoasit gereksinimini karşılar. Ayrıca
içerdiği düşük konsantrasyondaki fenilalanin ve tirozin
ile bu amino asitlerin yenidoğan döneminde metabolize edilme hızındaki
düşüklüğe uyum gösterir. Büyümeyi düzenleyen, hücre membranının
bütünlüğünü sağlayan ve retina harabiyetini önleyen Taurin de anne
sütünde yüksek konsantrasyonda bulunur. Anne sütünde en yüksek
konsantrasyonda bulunan aminoasit glutamik asittir.
Anne sütünde nonprotein nitrojen total
protein içeriğinin % 35’ni oluşturur. İnek sütüne kıyasla bu oran çok
yüksektir. Nonproteinik azot, serbest aminoasidler, üre, kreatinin,
kreatin, karnitin,ürik asit ve amonyaktan oluşur.
Anne sütünün ortalama kalori değeri 70
kcal/dl’dir. Ancak kadından kadına sütün yağ içeriği değiştiğinden
kalori içeriği de değişir. Anne ve inek sütünün yağ içeriği birbirine
yakındır. Yağların %98’i trigliseridlerden oluşur. Trigliseridte en
fazla bulunan yağ asitleri palmitik ve oleik asitlerdir. Anne
sütünün doymamış yağ asidi oranı ve esansiyel yağ asidi oranı
yüksektir.
Anne sütünün laktoz içeriği inek sütünden
yüksektir. Laktoz barsaktan kalsiyum emilimini ve barsakta
laktobasilus bifidus florasının gelişimini kolaylaştırır. Bu
floranın içerdiği bifidus faktörü etkisiyle çocuğun
gastroenterite direnci artar.
Anne sütü mineral içeriği bakımından da
inek sütünden üstündür. İnek sütünün sodyum içeriği anne sütünün üç
katıdır ve böbreklerde daha fazla yük oluşturur. Bütün major
mineraller anne sütünde inek sütünden fazladır. Anne sütünde inek
sütünün % 25’i kadar kalsiyum vardır, ancak fosfor konsantrasyonunun
daha düşük olması nedeniyle (Ca/P: 2/1) barsaklardan emilim %
55’dir, inek sütünde (Ca/P: 1.2/1) % 38. Anne sütünde demir
konsantrasyonu düşüktür (0.2-0.8 mg/dl). Ancak biyolojik
yararlılığı çok yüksektir. İnek sütü ve diğer gıdalarda demirin
ancak %5-10’u emilirken anne sütünde bu oran %50-60’tır. Bu nedenle
sadece anne sütü ile beslenenlerde ilk 6 ayda demir eksikliği gelişmez.
Anne sütündeki çinkonun emilimi inek
sütüne göre yüksektir. Çinko metabolizmasının kalıtsal defekti olan
“Akrodermatitis enteropatika” bebek anne sütü aldığı sürece belirti
vermez. Yine anne sütü ile beslenenlerde bakır eksikliği görülmez.
Anne sütünün
vitamin içeriği; anne sütünün suda eriyen vitamin içeriği bebeğin
gereksinimini karşılayacak miktardadır. Eğer anne tiaminden fakir
diyet ile besleniyor ise bebek kolayca beriberiye yakalanabilir.
Vejeteryan anne çocuklarında B12 vitamin yetersizliği vardır. A, E ve
C vitaminleri anne sütünde inek sütüne göre çok yüksektir. Özellikle
antioksidan oldukları için önemlidir. Henüz beslenmeye başlamış
yenidoğan bebekte barsak florası oluşmamıştır. Bu nedenle barsakta K
vitamini sentezi de yapılmadığından, ayrıca kolostrumun K vitamini
içeriği düşük olduğundan her yenidoğana proflaktik olarak K vitamini
yapılmalıdır. Anne sütünün D vitamini miktarı çok düşük düzeydedir.
Anne sütünde ayrıca bulunan eriyebilir D vitamininin de hemen hiç
antiraşitik aktivitesi yoktur. Bu nedenle anne sütü ile beslenmede 3-4
haftalıktan itibaren D vitamini eklenmelidir. E vitamini gereksinimi
diyetteki doymamış yağ asitleri ile ilişkilidir. Anne sütündeki E
vitamini / doymamış yağ asitleri oranı miadında doğan bebekler için
yeterlidir. Kolostrumun E vitamini içeriği yüksektir.
Anne sütünde
biyolojik fonksiyonları ve başta gastrointestinal ve solunum sistemi
olmak üzere çok sayıda organ sisteminin büyüme ve gelişmesini düzenleyen
büyüme faktörleri vardır. Bunlar hedef hücreler üzerindeki reseptörlere
tutunarak etki gösteren düşük moleküler ağırlıklı proteinlerdir.
Büyüme faktörleri:
1-
Epidermal
büyüme faktörü (EGF):
Epiteliyal dokularda büyüme ve farklılaşmayı stimüle eder. Prematüre
bebeği olan annelerin sütünde daha yüksek konsantrasyondadır.
2-
Sinir
büyüme faktörü (NGF):
Sempatik nöronların canlılıklarını devam ettirmeleri ve gelişmeleri için
gereklidir.
3-
İnsülin,
insüline benzer büyüme faktörü (IGF-1)
4-
Meme kaynaklı
büyüme faktörü
5-
Koloni stimüle
edici faktör
6-
Eritropoietin
7-
Taurin,
etanolamin ve fosfoetanolaminin de büyümeyi düzenleyici etkisi vardır.
Anne sütünde 20 den
fazla aktif enzim vardır. Bunlar içinde en önemlisi lipazdır.
Gonadotropin
releasing hormon, tirotropin releasing hormon, tirotropin stimulating
hormon, prolaktin, gonadotropinler, ovarian steroidler,
kortikosteroidler, eritropoietin, c-AMP, T3, T4 gibi maternal
hormonların anne sütünde bulundukları gösterilmiştir.
Anne Sütünün İnfeksiyonlardan Koruma
Özelliği
Anne sütünün bu özelliği içerdiği
antimikrobial faktörler, antienflamatuar faktörler ve immun sistemi
modüle eden biyoaktif faktörler sonucunda olmaktadır.
* Salgısal IgA anne sütündeki
başlıca immunglobulindir. Sütte IgA ilk günlerde en yüksek
konsantrasyonlarda bulunur. IgA içeriğinin yüksek olması bebeği
gastroenteritlere karşı korur. Aynı zamanda düşük düzeylerde IgG
(serumdakinin % 3'ü kadar) ve Ig M (serumdakinin % 10'u kadar) de
içerir.
* Anne sütü inek sütüne kıyasla daha fazla
lizozim içerir. Lizozim antibakteriyel özelliğe sahiptir.
* Anne sütünde demir bağlayıcı protein
laktoferrinin de serbest demiri ortamdan kaldırarak bakteri
üremesini engellediği saptanmıştır. Lizozim, laktoferrinin, B12
vitaminin, folatın enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu fazladır.
* Anne sütünde makrofajlar, polimorf
nüveli lökositler, T ve B lenfositleri bol miktardadır.
* Oligosakkaritler (Bifidus çoğalma
faktörü) anne sütünde var, inek sütünde yoktur. Deriden gelen
bakterilerin epitel dokuya bağlanmasını ve dokuya girişini de önler, bu
da anne sütünün anti-infektif özelliklerinden biridir.
* Anne sütündeki başlıca
immunmodülatörler: T hücrelerini aktive eden "interlökin-1-beta"
, IgA B hücrelerine dönüşümünü sağlayan "transforming growth faktör
beta" , alfa-tekoferol ve prolaktindir.
Anne sütündeki Antimikrobial
faktörler ve Görevleri
Proteinler
Laktoferrin
Fe3+ şelasyonu
Lizozim
Peptidoglikan degredasyonu
Fibronektin
Opsoninler
Sekretuar IgA
Antijen bağlama
Musin
Anti-Rotavirus reseptör analoğu
C3
Opsonin
Oligosakkaritler Reseptör analoğu
Lipitler Virusları
parçalama
Anne Sütü ile Beslenmenin İleri Yaşama Etkileri
* Çoklu doymamış yağ asitlerinden n=6
olanlar inek sütünde fazla, n= 3 olanlar anne sütünde fazladır. n=6 yağ
asitleri oksidan etkilidir ve antioksidan vitaminlerinde etkisini bozar.
Anne sütünde hakim olan n=3 yağ asitleri beyin gelişimi için çok
önemlidir. Ayrıca göz hücrelerinin, retinanın oluşumunda da n=3 yağ
asitleri çok önemli rol oynar. Ayrıca Multiple skleroz ve Alzheimer
hastalığı da anne sütü alan bebeklerde daha az görülür.
* Anne sütü ile beslenen bebeklerde diş
çürükleri, çene ve ağız gelişimine ait bozukluklar daha seyrek
olarak izlenir.
* Anne sütü alan bebeklerde tip I DM,
chron hastalığı, celiac hastalığı (gluten sensitif enteropati),
ülseratif kolit, lenfoma ve atopik hastalıklar görülme riski daha
azdır.
* Anne sütü alan
bebeklerde emzirme pozisyonuna bağlı otit gelişimi daha nadir
olmaktadır.
* Anne sütü alan bebeklerde ileri dönemde
obesite, koroner kalp hastalığı riski düşüktür
ANNE SÜTÜ İLE BESLENME
Anne sütü ile beslenen bir bebeğin aldığı
günlük süt miktarı: Normal miadında doğan bebek ilk 3 gün her öğünde 5 -
15 ml/kg süt alır, 2. haftanın sonunda 90 ml/kg, 2. ayda 150 ml/kg, 4.
ayda 210ml/kg kadardır. Öğün sayısı ilk ayda 7 - 8, 1-3 ay arası
5 - 6, 3 - 7 ay arası 4 – 5’tir. Bu
miktarlar günde yaklaşık 1.5-2.0 g/kg protein ve 100-140 kcal/kg
enerjiye eş değerdir. Bu veriler ilk 6 ayında olan bebekler için
önerilen günlük protein (2 g/kg) ve enerji (120 kcal/kg) miktarlarına
esas oluşturur. Laktasyonun 3-4. Aylarında süt salgısı maksimuma ulaşır.
Bebeğin günlük ve haftalık tartı alma hızı, anne sütünün miktarca
yeterliliğinin en iyi göstergesidir.
Anne sütü doğumu takiben çocuğa iki saat
aralar ile verilebilir. Sağlıklı bir annenin sütü çocuğa ilk 4-6 ay
yeterlidir. Bu dönemde ek besin kaynağı gerekmez. Emzirme genellikle iki
saatte bir 20 dk süreyle yapılmalıdır. D vitamini desteği birinci aydan
itibaren başlanmalıdır.
4 – 6 aylardan itibaren kalori
gereksiniminin karşılanmasında anne sütü yetersiz kalmaktadır. Bu
nedenle daha konsantre besinlere başlamak gerekir. Anne sütüne ek
olarak; elma, şeftali, muz, portakal veya püresi verilebilir. 6.aydan
itibaren pirinç unlu muhallebi akşamları bir öğün başlanır. Karışık
sebze maması öğle öğününde verilebilir. Günde bir kez yoğurt
verilebilir. 6 aylıktan sonra yumurta, beyaz peynir, reçel ekmek, etler,
bisküvi kraker başlanabilir. 8-9 aylıktan sonra tek sebze maması,
makarna, koyu şehriye çorbası, aile sofrasından bazı besinler verilir.
YAPAY BESLENME
Hiç anne sütü almayan bebeklerde uygulanan
beslenme rejimidir. Annede veya çocukta anne sütünün verilmesini
engelleyen veya çeşitli nedenlerle doğal beslenmenin yapılamayacağı
durumlarda başvurulan beslenme şeklidir.
Kullanılacak en iyi besin özellikleri anne
sütüne en yakın olan süt formülleridir. Bu formüllerin verilemediği
durumlarda son seçenek olarak inek sütü kullanılır. Verilecek miktarlar
çocuğun gereksinimine göre ayarlanır. İlk ay 1:1, 1 - 4 aylar 2:1
oranında sulandırılarak verilir. % 5 çay şekeri (sükroz) ilavesi ve 1 -
2 tatlı çay kaşığı sıvı yağ katılarak enerjisi artırılır. Süt en az 10
dk. kaynatılır, bu hem hijyenik açıdan hem de allerjenlerin parçalanması
açısından önemlidir. İlk gün 5 ml/kg, ikinci gün 10 ml/kg, üçüncü gün
15 ml/kg, iki haftalık olunca bu miktar 150-190 ml/kg’a ulaşır. Ek
gıdalara doğal beslenmede olduğu gibi geçilir.
Anne sütünün kontrendike olduğu
durumlar
Annede akut enfeksiyon hastalığı
(septisemi, nefritis)
Eklampsi
Gross kanama
Aktif tüberküloz, tifo sıtma
Kronik nütrisyon bozukluğu
Debilite, ciddi nöroz, postpartum psikoz
Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği,
solunum yetmezliği
* Anne Tbc ise bulaşma sütle değil yakın
temasla olmaktadır. Annenin iki yıldır hasta olmadığı saptandı ise
emzirebilir.
* Anne gebeliği sırasında aktif Tbc olmuş,
ancak tedavi doğumdan en az 1 ay önce başladı ve anne bakteri negatif
ise emzirebilir, bebekte PPD ve Akc grafisi normal ise BCG aşısı
yapılır.
* Anne tedaviye yeni başlamış ve bakteri
negatif ise bebeğe izoniazid başlanarak emzirebilir. 3 ay sonra bebeğe
PPD yapılır (-) ise BCG yapılır, (+) ise 6 ay ilaç devam edilir.
* Annede aktif Tbc varsa ilaç başlanıp
bakteri negatif olana kadar emzirmeye izin verilmez. Bebek PPD (-) ve
akc grafisi normal ise 3 ay INH verilir. 3 ay sonra PPD (-) ise BCG
yapılır, altı ay anneden uzak tutulur.
Mastit bulunması
kontrendikasyon oluşturmaz.
Memenin boşaltılması, lokal ısı uygulanması ve ağır durumlarda
antibiyotik verilmesi gerekir. Apse oluşması halinde anne sütüne bir
süre ara verilebilir.
Aktif B hepatiti ve
AIDS hastalığı olan annelerin emzirmesi tartışmalıdır.