|
|
|
BRONŞİOLİT
SOLUNUM YOLLARI
Burundan başlayarak farenks,larenks,trakea
ve bronş ağacı yolu ile alveolleri kapsayan birimlere kadar uzanan
havayı iletici sistem solunum yolları
olarak adlandırılır. Bu sistemde kendi içinde krikoid
kıkırdağın yukarısında kalan kısımlar üst solunum yolları
ile altında kalan kısımlar alt solunum yolları
olarak ikiye ayrılır.
SOLUNUM YOLU İNFEKSİYONLARI
ÜSYE
Akut
nasofarenjit
Akut tonsillofarenjit
Otitis media
Akut sinüzit
Epiglottit
Larenjit,laringorakeit
ASYE
Akut bronşit
Kronik bronşit
Bronşiolit
Pnömoni
Plevral effüzyon
ve ampiyem
A.C absesi
Tbc
Akut Bronşiolit
Tanım
Akut bronşiolit özellikle
ilk altı ayda daha fazla olmak üzere süt çocuklarında
sık rastlanan, küçük hava yollarının enflamatuar
obstrüksiyonu neticesinde takipne,retraksiyon ve
wheezing gibi klinik bulgular ve radyolojik olarak
bilateral havalanma fazlalığı ile karakterize klinik
tabloya sahip alt solunum yollarının akut bulaşıcı bir
infeksiyonudur.
EPİDEMİYOLOJİK
ÖZELLİKLER
ØErken
çocukluk ve süt çocukluğu döneminde wheezing
ile başvuran hastalık grupları içerisinde en sık
rastlanılanıdır ve en sık görüldüğü yaş 2-6
aydır,vakaların % 80’i ilk bir yaşta görülür.
Øİlk
yıl içinde atak hızı % 11.6-%19.6 arasındadır.
ØHastalığın
mortalitesi % 1 den azdır.Ancak altta yatan konjenital
kalp hastalığı,bronkopulmoner displazi,kistik fibrozis
ve immün yetmezlik durumlarında % 30’u geçen mortalite
bildirilmiştir.
ØMevsimsel
olarak geç sonbahar ve erken ilkbahar aylarında
epidemilere yol açabilmekle birlikte kış aylarında pik
yapar.Nadiren yaz aylarında görülür.
ØErkeklerde
kızlara oranla daha fazla ve daha ağır geçer.
Risk Faktörleri
Düşük
sosyoekonomik durum
Sigara
içilen, kalabalık evde yaşama
Anne
sütü almayan bebekler
Erkek
çocuklar
Oral
polio aşısının yapılmamış olması
Bağışıklık
sistem zayıflığı
Kronik
akciğer hastalığı,kalp hastalığı
Erken
ve düşük doğum ağırlığı
ETYOLOJİ
Etyolojiden
genellikle virüsler sorumludur.
%
50 oranında ve özellikle epidemiler sırasında etken
respiratuvar sinsityal virüs’tür.(RSV)
Sporadik
vakalarda ise etken daha çok diğer virüslerdir.
Viral
infeksiyonun kaynağı genelde aile fertlerinden
biridir.
Çocuklarda
bronşiyolite yol açan bu virüsler, erişkinlerde çoğu
zaman nazal konjesyona,öksürüğe ve bazen de bronşite
neden olur.
RSV
•Zarflı,RNA virüsü.
•Tek bir antijenik tipi vardır.
•İnsan ve şempanze doğal kaynağıdır.
•Grubun diğer üyeleri olan;Kızamık,kabakulak,parainfluenza
virusleriyle birlikte paramiksovirus ailesi içerisinde
yer alır
Bulaşma
Virüsler en sık damlacık
infeksiyonu ile bulaşmakla birlikte
kontamine eşya ve ellerle de bulaşabilir.
PATOGENEZ
Mukozal ödem
infiltrasyon
inflamasyon
eksudasyon
Artmış Sekresyon
mukus
hücre artıkları
Bronkospazm
ÏBronşiyal epitel etkenin hedef dokusudur.
ÏBronşiyolitte ilk lezyon epitelin virüsler tarafından
invazyonudur.
ÏBunu solunum yolu epitelinin nekrozu ve silyalı epitel
hücrelerinin yıkımı izler.
ÏDejenere olan epitelin ,alt solunum yollarından üst solunum
yollarına sekresyonları taşıma fonksiyonunun
bozulması nedeniyle lümen içi sekresyonlar birikir.
MBu
arada ortaya çıkan sitokin ve lenfokinlerin
oluşturduğu akut inflamatuar cevap submukozal
bölgede ödeme,hava yolu konfigürasyonunda
bozulma ve solunum yollarında obstrüksiyona yol
açar.
MSolunum
yollarındaki mukozal ödem,artmış eksudasyon,mukus
ve hücre artıklarının birikimi ve buna eklenen
bronkospazm solunum yollarında daralmaya,bir
kısmında da bütünüyle tıkanmaya yol açar.
Fizyopatolojik
Değişiklikler:
aParsiyel,total
obstruksiyon (ödem,mukus,konstruksiyon)
aArtmış
A.C volumu
aDinamik
kompliyansta azalma
aSolunum
yollarında rezistans
aVentilasyon/perfüzyon
uygunsuzluğu(obstruksiyon,atelektazi)
aHipoksemi,hiperkapni
Bronşiolitin
Çocuklarda Daha Ciddi Bulgularla
Karşımıza Gelmesinde;
ãAnatomik
farklılıklar,(küçük çocuklarda periferik solunum
yollarının darlığı onların kolay tıkanmalarına neden
olur.)
ãKollateral
ventilasyondaki yetersizlik,(Kohn delikleri bebek
akciğerinde sayıca azdır ve daha az gelişmiştir.Bu
nedenle kollateral ventilasyon erişkinde olduğu
kadar etkili değildir.)
ãSüt
çocuklarında solunum yollarında sekresyon yapan çok
sayıda müköz bez varlığı ve solunum yolu mukozasının
daha gevşek olması,
ãMukozal
sekretuar IgA değerlerindeki düşüklük,
ãTip
1 a makrofajlardaki yetersizlik;Gibi faktörlerin rol
oynadığı düşünülmektedir.
Klinik Belirti ve Bulgular
êBebekteki
belirtiler genellikle aile fertlerinden birinin
hafif viral bir infeksiyonundan sonra ortaya
çıkabilir.
êHastalık
seröz burun akıntısı,hapşırma ve üst solunum yolu
enfeksiyon belirtileri ile başlar.
êÇocuğun
iştahı azalır,ateşi hafif veya çok yüksek olabilir.
êBu
bulguları wheezing,dispne,irritabilite ve öksürük
izler.
êAğır
vakalarda solunum sayısının 60-80/dk’ya kadar
çıktığı (taşipne),hava açlığı,siyanoz,taşikardi,burun
kanadı solunumu,interkostal ve subkostal çekilmeler
olur.
uAkciğerde
aşırı hava tutulumu nedeniyle karaciğer,dalak
ele gelir.
uDinlemekle
ekspiryum uzamıştır ve krepitan raller işitilir.
uÇok
ciddi vakalarda obstrüksiyon tam ise soluk sesi
duyulamıyacak kadar azalır.
uAkciğerin
ön arka çapı artar.
TANI
RADYOLOJİ
• Bilateral
havalanma fazlalığı
• Bronkovaskuler
yapılarda artma
• Diafragmalarda
düzleşme
• Kalp,mediasten
alanında azalma
• Yan
grafide retrosternal aralıkta artış
• Yama
tarzında artmış dansiteler
(Dansite artışı,yama
tarzında kollaps veya ikincil pnömonik
konsolidasyonlara ait olabilir.)
Akciğerlerde
belirgin havalanma fazlalığı.Diafragmalarda ters
V görünümü ve akciğerlerde interkostal
aralıklardan dışarıya doğru bombeleşme.Parakardiak
alanlarda yamalı konsolidasyon ve perifere doğru
çizgilenmeler.
*LAB
Kan beyaz küre sayısı genellikle normal olup,lenfosit hakimiyeti dikkati çeker.
*Serolojik
tetkikler küçük bebeklerde anneden geçen
antikorların varlığı nedeniyle tercih
edilmezler.
*Kesin
tanı virusun izolasyonu ile konulur.
*Viruslere
yönelik hızlı tanı yöntemi olarak
immümfloresan tekniklerden
yararlanılabilir.Nasofaringeal
sekresyonlarda ELİSA veya immünfloresan
yöntemlerle antijenin gösterilmesi
tanıya yardımcı olur.
*Son
yıllarda viral DNA prob ve viral nükleik
asitlerin tayinine yönelik yöntemler pek
çok merkezde kullanılmaktadır.
Ayırıcı Tanı
Bronşiolit,başta yabancı cisim aspirasyonu
ve kistik fibrosis olmak üzere wheezingle
birlikte seyreden pekçok hastalıkla
karışabilir.İyi alınmış bir öykü ve
dikkatli bir fizik inceleme ile birlikte
yapılan laboratuvar testleriyle tanıya
büyük ölçüde gidilebilir
Bronşiolitin ayırıcı tanısı
Bronşiolitli Hastanın İzlemi
a)Hastalığın
derecelendirilmesi
b)Hastaneye
sevk ve yatış ölçütleri
c)Beslenme
d)Tedavi
Hastalığın
Derecelendirilmesi
Hastalık
şiddetinin değerlendirilmesi için
dakikadaki solunum sayısı (DSS),
hışıltı,retraksiyonlar ve genel
durumu dikkate alan bir skorlama
sistemi kullanılır.Muayenede cilt
rengi (siyanoz) ve hidrasyonun
durumu da dikkate alınır.
Bronşiolitte klinik
skorlama
SKOR
0
1
2
3
Dakikadaki solunum
sayısı
<30
30-45
46-60
>60
Hışıltı
Yok
Ekspiryumda
Ekspiryumda
İnspiryum+
steteskopla
steteskopsuz
ekspiryumda
steteskopsuz
Retraksiyonlar
Yok
İnterkostal
Trakeosternal
Burun kanadı
solunumu
Genel durum
Normal
Hafif huzursuz
Huzursuz,
Bilinç
Beslenmede
değişikliği
azalma
Hastalığın ciddi gelişebileceğini
gösteren birkaç klinik özellik
vardır.
Toplam
puanın 3 ya da daha fazla olması
durumunda ağır hastalığın
gelişmesi için spesifite ve
sensitivitesi yaklaşık olarak % 80’dir.
Hastaneye
Sevk Ölçütleri
Bronşiolitli hastada
aşağıdaki bulgulardan birinin
olması,hastaneye sevkini gerektirir;
Hastaneye Yatış Ölçütleri
Hastalarda aşağıdaki bulgulardan
birinin olması hastaneye yatışı
gerektirir:
Beslenme
Bebeğin hidrasyonunun sağlanması ve
beslenmesinin devamı çok önemlidir.
Hastanede izlenen
hastalarda aşağıdaki durumlardan birinin
varlığında geçici olarak
ağızdan beslenmeye ara
verilmelidir:
Tedavi
Akut bronşiolitin tedavisi
destekleyici olup hastada
oksijenizasyonun düzenlenmesini ve
hastanın komplikasyonlar açısından
yakından izlenmesini içerir.
Hafif
bronşioliti olan bebeklerin
tedavisi evde yapılabilir.Anneye
beslenmenin devam ettirilmesinin
önemi anlatılır ve solunum sıkıntısı
semptomları öğretilerek,bu
semptomların varlığında bebeği hemen
kontrole getirmesi söylenir.Tedavide
salbutamol şurup verilerek(0.15 mg/kg/doz,
günde 3 kez),iki gün sonra kontrole
çağrılır.Kontrolde bebek tekrar
muayene edilir,ronkuslarda azalma
varsa salbutamol şurup kesilebilir.
Orta derecede
bronşioliti
olan bebekler klinikte ayakta
izlenebilir,oksijen satürasyonları %
92’nin altındaysa nasal oksijen
verilir,salbutamol 0.15 mg/kg/doz,3
cc serum fizyolojik içinde nebülizer
cihaz ile veya inhaler formda uygun
aracı (spacer) ile bir seferde 2
puff olacak şekilde verilir.Bu
tedavi sonunda hastalık derecesi
hafife inerse hasta,evde tedavi
önerilerek sık aralıklarla
izlenir.Hastalığın klinik skoru 4
veya üzerindeyse hastaneye
yatırılmalıdır.
Ağır bronşiolitli hastalar imkan
varsa yoğun bakım ünitelerine
yatırılarak tedavi
edilmelidir.Hastaneye
yatırılmalarında amaç;bebeğe sıvı ve
oksijen desteği vermek,oluşabilecek
komplikasyonlar açısından izlemek ve
tedavi etmektir.Bebeğin oksijen
saturasyonu izlenmeli,ağır solunum
sıkıntısı olan hastalarda ise kan
gazı ölçümleri yapılmalıdır.Oksijen
saturasyonu % 92’nin
altındaysa,oksijen saturasyonunu bu
değerin üzerinde tutacak minimum
düzeyde nemlendirilmiş oksijen
verilmelidir.Karbondioksit
retansiyonu olan bebekte fazla
oksijen vermekten
kaçınılmalıdır.Ateş hem oksijen
gereksinimini artırdığından hem de
solunumu hızlandırdığından
düşürülmelidir.Dehidratasyonu olan
ve ağızdan beslenemeyen bebeklere
kalp yetmezliği bulgularına dikkat
edilerek intravenöz sıvı desteği
yapılmalıdır.
Akut bronşiolit tedavisinde antibiotiklerin yeri var mıdır? Bronşiolitin rutin tedavisinde
antibiyotiklerin yeri yoktur.Akut bronşiolitli
hastada antibiyotik tedavisi; Akut bronşiolit tedavisinde bronkodilatör tedavinin yeri nedir? Wheezing bronşiolitin esas bulgusu olduğu için,tedavide sıklıkla b -agonist verilmektedir.Bununla birlikte,iki meta-analizde özetlenen bir çok klinik çalışmalarda ortaya konan sonuçlar tatmin edici değildir.Çalışmaların çoğu bronkodilatör tedavinin denenmesini,ancak nebulizer ile verildiğinde yanıt alınamaması halinde bronkodilatör tedaviye devam edilmemesi gerektiğini belirtmektedir. Bronşiolitte kortikosteroidlerin rolü var mıdır? Akut bronşiolitte
bronşiyal düzeydeki inflamasyonun
semptomlara yol açtığı bilindiğinden
kortikosteroid tedavisi denenmiştir.Ancak bu konuda
yayımlanan çalışmaların sonuçları
birbirini desteklememektedir. Ribavirin
Doğal Seyir ve Prognoz
Üçten fazla bronşiolit atağı,çocukta ve ailede atopi ve alerji öyküsü varsa hasta astım yönünden değerlendirilmelidir. Komplikasyonlar
Korunma
Amerikan Pediatri Akademisi tarafından palivizumab profilaksisinde önerilen kriterler |