RUHSAL DURUM
MUAYENESİ
Ruhsal durum muayenesi hasta ile konuşmaya
ve gözlemeye dayanır.
TANITMA
- Muayene durumu
- muayenenin
- yeri
- tarihi
- nedeni
- süresi
- kaç görüşmede tamamlanacak
- başka kişilerden alınan
bilgiler , bu kişilerin güvenirlilikleri bakımından
izleniminiz nedir
- başka ek muayeneler
- başka ek muayeneler
(psikolojik testler, hemşire gözlemleri)
- Genel görünüm
- fiziki yapısı ( ince, uzun,
kambur, sarışın vb.)
- giyim kuşam (giysi siyah beyaz, aşırı
makyaj, gösterişli giysi vb.)
- muayene yerine geliş ve ilk
davranışları hakkında genel gözlem (hasta canlı bakışlarla,
hızlı adımlarla, neşeli bir yüzle geldi gibi)
KONUŞMA
VE İLİŞKİ KURMA
- Normal özellikler
- konuşmasının düzeni, açıklığı
- ses tonu
- şivesel özellikler
- sorulara verilen yanıtın uygunluğu
- ayrıntıcılık
- gevezelik
- konu dışı konuşmalar
- Anormal özellikler
- niceliksel bozukluk
- konuşmanın aşırı hızlanması
veya yavaşlaması
- mutizm
- ses tonunun çok yüksek, bağırarak
ya da fısıltı şeklinde olması
- niteliksel bozukluk
- konuşmada
- düzensizlik
- dağınıklık
- tikler, kekemelik,
pelteklik
- çocuksuluk
- ilaç yan etkisine bağlı
konuşma zorluğu
- nörolojik kaynaklı konuşma
bozuklukları
- Hastanın konuşarak ilişki kurma
yetisi üzerinde gözlem ve izlemler
DUYGULANIM
(AFFECT), DUYGUDURUM (MOOD)
"affect", "mood"a eşlik
edebilir veya etmeyebilir.
- Duygulanım (affect) : Başka karmaşık
tanımlamaları bir kenara bırakırsak klinik uygulamada duygulanım
dıştan ve içten uyaranlara duygularla tepki verebilme yetisidir.
- sevinme, üzülme, bunaltı, öfkelenme,
korkma, tiksinme, suçlanma gibi yalın ya da karmaşık duygular
- normal duygu durum (euthymia) ;
belli sınırlar içinde kişinin bulunduğu duruma göre
dalgalanmalar gösterir, örn; piknikte çoğu insanın neşeli,
başsağlığı ortamında üzüntülü olması gibi.
- anormal özellikler
- niceliksel ;
- duygulanımda artma ; bir
görüşme sırasında aşırı üzüntü, öfke, sevinç
gibi normal duygular hasta tarafından anlatılabilir ya
da böyle duygular içinde olduğu gözlenebilir. Bu
duygular gerçek durumun gerektirdiğinden aşırı ve
uzun süreli olduğunda, hastada duygu durum bozukluğu
olup olmadığı araştırılır.
- duygulanımda azalma ; ağır
duygu noksanlığı, ilişki kurulmasını güçleştiren
soğukluk, apati, duygu küntlüğü gibi
- niteliksel ;
- duygulanımda uygunsuzluk
; üzüntülü durumlarda sevinme, sevinilecek durumlarda
üzülme gibi
- ikili duygulanım (ambivalans)
; aynı anda hem sevgi hem de nefret gibi
- duyguları tanımlayamama
(aleksitimi) ; duyguları anlatacak sözcük bulamazlar,
alekstimi ; duygulara szöcük bulamamadır, derecesine göre
normal ya da anormal boyutlarda olabilir
- Duygudurum (mizaç, mood) ; uzunca bir
süre (saatler, günler, aylar) belli duyguların baskın olarak yaşanması
durumudur, örn ;
- depressed ya da low mood ; çökkünlüklerdeki
uzun süren üzüntü, sıkıntı, karamsarlık durumu
- high mood, elation ; manideki aşırı
neşeli ya da öfkeli coşkularla dolu taşkın durum gibi
BİLİŞSEL
(COGNITIVE) YETİLER
| |
ÖRNEKLEMELER |
| Bilinç |
açık, deliryum,
stupor |
| Algılama ve Dikkat |
|
|
|
ilgilendiği konulara
karşı dikkatimiz yoğunken, ilgilenmediğimiz de az |
|
|
|
|
dikkat azalması :
- ruhsal çökkünlük
- şizofreni
- bunaltılı hastalık
- bunama
dikkat artması :
patolojik derecede dikkat artması
:
dikkat ; OKB da saplantı ve
zorlantılara, hipokondriasizde bedene, anoreksiya nervozada
bedensel görünümüne, fobik hastada fobi nesnelerine yöneliktir. |
|
|
|
varsanılar
(hallucination)
; bir uyaran olmadığı halde algılama olmasıdır
- işitme varsanısı (suçlayan
sesler gibi)
- görme varsanısı (bulunmayan
nesne ve kişileri görme gibi)
- en sık bu iki varsanı görülür,
ayrıca dokunma, tat, koku (yanmış lastik, çürük yumurta
koku algısı temporal lop bozukluğunda grl.) varsanıları
da olabilir, işitme olanlar daha çok şizofrenide, dokunma
varsanısı daha çok deliryumda görülür
- hipnagojik ; uykuya tam
dalarken olan yarı uyku varsanıları disosiyatif bunaltı
bozukluklarında grl.
yanılsama (illusion) ; uyaranların
yanlış algılanması ve yorumlanmasıdır,
- mezarlıktan geçerken bir gölgeyi
hayvan veya insan gibi görmek normal yansımaya
- deliryumdaki bir hastanın
duvardaki lekeleri korkunç böcekler gibi görmesi anormal
yansımaya örnektir
gerçekdışılaşma (derealizasyon)
; çevrenin değişik biçimde algılanmasıdır
- dejavu ; belirgin bellek
bozukluğu olan veya olmayan bir kişi daha önce hiç görmediği
bir yeri sanki görmüş gibi
depersonalizasyon ; bedenini değişmiş
gibi farklı algılamasıdır, bedenin tümü ya da bir kısmı büyüyor,
küçülüyor, parçalanıyor gibi, aynaya bakınca kendisini tanımıyormuş
gibi.
zaman akışını algılama
bozukluğu |
|
Yönelim (orientation)
|
yerin, zamanın ve kişilerin
tanınmasıdır, gerçek yönelim bozukluğu organik beyin
bozukluklarında en çok deliryumda
grl. |
|
Bellek (hafıza)
|
bellek muayenesi
işlem belleği ; öğrenme, us yürütme,
kavrama gibi karmaşık bilişsel işlemleri yürütebilmek için
gerekli olan bilgiyi geçici bir süre tutma ve kullanabilme
yetisi olarak tanımlananbilir, 20 - 30 saniyelik etkin bilişsel
durumdur.
sorduğumuz soruların yanıtlarını
doğrulama olanağımız olmalıdır (dün ne yediğini bilmediğimiz
hastaya ne yediğini sormamalıyız)
|
|
Zeka düzeyi
|
basitçe ;
- ağır
- orta
- normal
- üst düzey
değerlendirme güçlüğünde özel
ölçekler kullan
|
| Soyut düşünme
yetisi |
organik
beyin sendromunda ve şizofrenide soyutlama yetisi bozulur |
| Gerçeği
değerlendirme yetisi |
kişinin
kafasında (düşünceleri, duyguları, düşleri) olup bitenlerle
dıştaki olgular arasında ayırım yapabilmesidir |
| Yargılama
(muhakeme, judgement) |
olaylar
arasında neden sonuç ilişkisi kurabilme (örn ; çok yaşlı
bunaması olan bir kişi malını uygunsuz bağışlayabilir,
satabilir |
DÜŞÜNME
Bilişsel (cognitive) bir
yetidir. Sözcüklerin
-
Hastalığı
ve sağaltımı hakkındaki düşünceleri: Hastalığı kabul edip etmediği,
nasıl bir hastalık olduğuna ilişkin görüşleri, sağaltımı
konusunda düşünceleri, beklentileri hastalara sorulmalı ve düşünce
içeriğinin bu yönlerini açıklamaları sağlanmalıdır.
DIŞA
VURAN DAVRANIŞ a)Normal
özellikler: canlılık ve enerji düzeyi; görüşme sırasında anlatıma
yönelik hareketleri. Genel uğraşları, eylemleri. b)Azalma:
Tembellik, miskinlik, durgunluk, eylemsizlik, donakalım(katatoni),
uyuklama, aşırı yatma isteği. c)Artma:
Tedirginlik, yerinde duramama, taşkınlık, saldırganlık. d)Niteliksel
bozukluklar: Zorlantılar(kompulsiyon), tikler, törenleşmiş ritüel
devinimler, yüz devinimleri(manierizim), garip yineleyici devinimler, karşısındakinin
yüz devinimlerini yineleme(ekomimi), karşısındakinin devinimlerini
yineleme(ekopraksi), katalepsi(bedenin telkinle yada başka nedenlerle değişik
duruşlar, biçimler alması, balmumu esnekliği, garip duruşlar), duruş
bozuklukları, robot yürüyüşü, titreme, yerinde duramama(akatizi),
diskinezi, kasılma vb. ÖZBENLİK
KAVRAMI (SELF-CONCEPT) Hasta
kendisini nasıl bir kişi olarak tanımlamakta, tanımlamaktadır. başkalarının
kendisini nasıl değerlendirdikleri konusunda düşünceleri.
"Ben" kompoziyonu yazdırınız. Bunu yapmakta güçlük çekerse,
emelleri, ilgileri, uğraşları, insanlara karşı tutumu, insanların
kendisine karşı tutumu, kendisini iyi, kötü, güzel, çirkin vb. gördüğünü
örneklerle belirtmesi istenebilir. İLİŞKİLER Hastanın
gözlem ve muayene döneminde kişilere eşyaya karşı tutumu; bunlarla
ilişkilerinin önemli özellikleri tanımlanacak. Sağaltım
birimlerindeki hekimler, hemşireler, yardımcılar, hastalar, ziyaretçilerle
olan ilişkileri. Kendine ve çevreye ait eşyaya karşı tutumu gözlenmeye
çalışılmalıdır. Hasta ayaktan geliyorsa hem kendisinden hem de yakınlarından
evdekilerle komşularla arkadaşları, iş yerindekilerle ilişkileri araştırılmalıdır.
Hastanın insanlarla ve eşyayla ilişkileri onun kişiliği, yaşam stili
ve psikopatolojisi hakkında çok önemli bilgiler sağlar. AKTARIM
(TRANSFERENCE) BELİRTİLERİ Hastanın
çocukluğundaki önemli kişilerle yaşamış olduğu duygu ve davranışlarını
hekimle olan ilişkisinde yeniden yaşama eğilimine ilişkin belirtiler. KLİNİK
TANI Gözlemler, görüşme
ve ruhsal duyum muayenesi ve fizik incelemeler tamamlandıktan sonra
hastaya bir tanı koymak gerekir. Tanı çözümleyici(analitik) ve birleştirici(sentezleyen)
bir yaklaşımla hastayı biyo-psikososyal bir bütün içinde değerlendirme
olmalıdır. Tanı, hastanın sokulduğu bir kalıp, üzerine yapıştırılmış
bir etiket olmamalıdır. Tanıda esneklik zorunludur, uzun süre izlemi
ile gerekirse değiştirilmelidir. WHO
nun geliştirdiği ICD 10 a uygun bir tanı sınıflandırması ve
kodlaması önerilmektedir. DSM dizgesinin beş
eksenli tanılarına dikkat edilmelidir. Kaynak
; Ruh Sağlığı ve Bozuklukları , Sayın Prof. Dr. Orhan Öztürk
|