ana sayfa      e-posta

Aile Hekimi - Psikiyatri Konuları

Depresyon

En önemli özelliği ruh halinde bir değişikliğin yaşanması ve buna bağlı olarak bireyin günün büyük bölümünde  kendini üzgün hissetmesi ve bir boşluk hissine kapılmasıdır. Bu sendromda zevk alma isteğinde ya da yetisinde azalma sık sık ağlama , bitkinlik ya da enerji kaybı gibi bulgularla karşılaşılmaktadır.

Uyku, iştah, motor aktiviteler daha yüksek ölçüde etkilenebilmekte,

  • buna bağlı olarak hiç uyuyamama ya da aşırı uyuma,
  • zayıflama ya da şişmanlama,
  • iştah kaybı ya da artışı ve
  • psikomotor ajitasyon ya da retardasyon durumları gözlenebilmektedir.
  • Kararsızlık, düşünme ve konsantrasyon kapasitelerinde azalma izlenebilmekte,
  • tipik olarak birey tarafından işe yaramama ve
  • abartılı bir suçluluk hisleri tarif edilmekte,
  • belirli bir plan ya da intihar girişimi olmaksızın tekrarlayıcı ölüm ve intihar düşünceleri ifade edebilmektedir.

Major depresif bozuklukta DSM-IV'e göre en az iki hafta süresince devam eden depresyon hali ya da ilgi kaybı ve yukarıda bahsedilmiş olan semptomlardan en az dört tanesi mevcut olmalıdır.

Eğer bu semptomlardan sadece 2 ya da 3 tanesi eşlik ediyorsa minör depresif bozukluk tanısı konulmaktadır.

Her iki olguda da bu rahatsızlığa yol açabilecek tıbbi hastalıklar, madde bağımlılığı ya da yas tutma gibi nedenler ekarte edilmelidir. Bu durumun ilk atak mı olduğunu yoksa önceden başka atakların da mı geçirildiğini tespit etmek önem taşımaktadır. En önemli ayırım ise rahatsızlığın unipolar bir depresyon (sadece depresif ataklar) mu yoksa bipolar bozukluk (depresyon atakları arasında yaşanan mani ya da hipomani) içerisinde yaşanan depresif bir atak mı olduğunu ortaya koymaktır.

 

ICD 10 a göre
Depresif epizod

Tipik semptomlar - TS

  • çökkün ruh hali
  • ilgi kaybı ya da zevk alamama
  • çabuk yorulma

Yaygın semptomlar - YS

  • konsantrasyon ve dikkat azlığı
  • özgüven ve özsaygı azlığı
  • suçluluk ve değersizlik duyguları
  • gelecek hakkında umutsuz ve karamsar düşünceler
  • iştah azlığı
  • uyku bozukluğu

F 32.0 Hafif depresif epizod ;

  • TS'dan en az 2 si
  • YS'dan en az 2 si
  • ve hiç bir semptom şiddetli derecede olmamalı

F 32.1 Orta depresif epizod ;

  • TS'dan en az 2 si
  • YS'dan en az 3 ü

F 32.2 Şiddetli depresif epizod ;

  • TS'dan tümü
  • YS'dan en az 4 ü
  • ve bazı semptomlar şiddetli derecede olmalı

F 32.3 Psikotik semptomların eşlik ettiği şiddetli depresif epizod ;

  • F 32.2 için verilen kriterlere ek olarak
    • sanrılar
    • halüsinasyonlar
    • veya depresif stuporlar mevcut olmalıdır.

Bir epizodun minimum süresi yaklaşık 2 haftadır ve hasta hiçbir zaman manik ya da hipomanik bir epizod yaşamamıştır.

Yineleyen depresif epizodlar rekürren depresif bozukluğun alt bölümlerinden biri altında sınıflanmalıdır. (F33.1-3)

 

Depresyona yönelik iki tarama sorusu :

  • Son 1 ay içinde mutsuz, çökkün veya umutsuz hissetmekten sık sık rahatsız oldunuz mu?
  • Son 1 ay içinde yaptığınız işlere ilginizi yitirmekten ya da zevk alamamaktan sık sık rahatsız oldunuz mu ?

Hastalar sorulardan herhangi birine evet cevabı verirse hastalara sorunları hakkında yardım almak isteyip istemediklerini sormak suretiyle taramanın özgüllüğü artırılabilir.

 

1. basamakta depresyona yaklaşım - Uzman olmayan doktorlar için ipuçları
  • ilk vizitten sonraki birinci ya da ikinci hafta içinde depresyon tanısı konusunda düşünülmeli ve nihai karara varılmalıdır
  • daha önce mani ya da hipomani yaşanıp yaşanmadığını sormak suretiyle bipolar bozukluğu ekarte et
  • intihar düşünceleri ve intihar niyetinin yanı sıra hastalara halusinasyonlar ve sanrılar hakkında açık sorular sor
  • hastanın temin edebileceği kimi birinci ve ikinci seçenek anti depresan ilaçların etkinliği ve kısa ve uzun dönemdeki yan etkileri ve diğer ilaçlarla etikleşimleri konusunda bilgi sahibi ol
  • tedavinin etkinliğini değerlendirmek için birinci basamak takımının bir üyesi gözlemci derecelendirme ölçeklerinden birini öğrenmelidir
  • akut faz sırasında hastalar her hafta ya da iki haftada bir ve idame fazı sırasında her ay ya da iki ayda bir görülmelidir.

Kaynak ; BMJ 2007 ; 335:435-9

Depresyon tedavisi :

  • depresyon tedavisi için ne tercih edilirse edilsin akut safhadaki birincil hedef semptomların gerilemesidir, zira semptomların gerilemesi gerileme olmaksızın depresyon semptomlarının iyileşmesinden daha iyi bir prognoza sahiptir
  • daha çok klinik deneyimlerle karar verilen hafif depresyon vakalarında NICE (national institute for health and clinical excellence), tedavi / görüşmeyi kabul etmeyenler ve sağlık personelinin girişimsiz kendiliğinden iyileşebileceklerini düşündükleri vakar için 2 hafta içinde ilave bir değerlendirme daha yapılmasını (tetikte gözlem (watchfull waiting)) önermektedir.
  • bu olmadığı taktirde  hafif depresyon vakalarında tavsiye edilen ve araştırma kaynaklı kanıtlara dayanan birinci seçenek tedaviler dışardan yönlendirmeli kişisel terapi ve kısa psikolojik görüşmelerdir (6-8 oturum) , bu görüşmeler
    • problem çözme terapisi (problem solving therapy)
    • kısa bilişsel davranış terapisi (brief cognitive behaviour therapy) ve
    • danışmanlığın (counselling) orta şiddette depresyon vakalarında da etkin olduğu görülmektedir
  • etkinliklerine yönelik yeterli bulgu bulunmaması ve risk-yarar oranının düşük olmasından dolayı hafif depresyonun başlangıç tedavisinde anti depresanlar önerilmemektedir. ( Am J Psychiatry 2000;157 (suppl4):l-45) ve ( NICE guideline no:23 2004 London)
  • NICE depresyon tedavisinde SSRI grubunu ilk seçilecek ilaç grubu olarak önermektedir ( NICE guideline no:23 2004 London)
  • antidepresan değişimi yapılırken wash-out periyoduna dikkat et
  • antidepresan ilaçların semptomları geriletme oranları çok düşüktür; bir klinik çalışmada bir SSRI ile tedavi edilen hastaların ancak % 36,8'inde gerileme görülmüştür (  Am J Psychiatry 2006;163:1905-17)
  • ilaç + bilişsel terapi > tek başına ilaç tedavisi ( NICE guideline no:23 2004 London)
  • ilaç tedavisi izlemi ; 2 - 4 hafta sonra kişisel (hasta) derecelendirme ölçekleri ve gözlemci derecelendirme ölçekleri ile antidepresan tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi gerekir, bununla beraber semptomlardaki gerilemenin (yani remsiyonun) ancak kliniğe bakılarak anlaşılabileceği ve skorlama ölçeklerinin bunun yerini tutmayacağı unutulmamalıdır
  • 2 - 4 hafta sonra ilaca yanıt yetersizse tedaviyi optimize edecek stratejiler uygulanmaya konmalıdır. Bu noktada rutin klinik uygulama  anti depresan ilaç dozunu standart dozun bir üst düzeyine çıkarmak olacaktır.
  • 4 haftalık ilaç tedavisi sonrası hiçbir iyileşme göstermezse ya da 4 - 8 haftalık psikolojik tedavi sonrası en azından orta derecede iyileşme gösterirlerse tanının ve tedaviye bağlılığın (yani kompliyansın) tekrar gözden geçirilmesi gerekir. Tanı hala depresyon ise hastaya yeni bir takip / tedavi planı üzerinde anlaşmaya varılmalı ve hastaların öncelikleri ve var olan tedavi seçenekleri dikkate alınmalıdır ; psikolojik tedavi şayet takip planının bir parçası ise bu durumda şunlar yapılabilir ; psikoterapinin yoğunluğu ya da tipini değiştirmek, farmakolojik tedaviye geçmek ya da halen süren psikoterapiye antidepresan tedavi eklemek. Antidepresanlar için konsensus başka bir antidepresana geçmektir.
  • idame fazında depresyon tedavisi ;
    • idame fazının amacı remisyonu kararlı hale getirmek ve nüksü önlemektir
    • semptomların gerilemesinden yani remisyondan sonra yaklaşık altı ay antidepresan tedavi sürdürülmelidir çünkü güçlü bulgular bunun nüks riskini azalttığına işaret etmektedir
    • akut faz sırasında başarılı bir şekilde kullanılan antidepresan ilaç ve dozu idame fazında aynen kullanılmalıdır.
    • nüks olmazsa ve hastanın profilaktik tedaviye ihtiyacı yoksa bu fazın sonunda 4 haftalık bir süre içinde antidepresanın kademeli biçimde sonlandırılması ve bu sırada hastaya olası kesilme ya da geri çekilme (withdrawal) semptomlarıyla ilgili bilgi verilmesi önerilmektedir.
    • depresyon yineleme riski yüksek bir hastalık olduğu düşünülürse (1. basamaktaki depresyonlu hastaların % 30 - 40 ında depresyon yinelemektedir) yüksek yineleme riskine sahip hastalarda proflaktik tedavinin gerekli olduğu görülür.