ana sayfa      e-posta

Aile Hekimi - Psikiyatri Konuları

DELİRYUM
Bir çok hastalığa bağlı, konfüzyon veya metabolik ensefalopati diye adlandırılan, global bir beyin yetmazliği söz konusudur. Özellikle kognitif fonksiyon kaybı görülür. Ani gelişir, gün içinde dalgalanmalar gösterir. Kısa sürede yatışabilir veya kronikleşebilir. Deliryum kendi başına bir hastalık olmayıp, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilen bir sendromdur. Beyin metabolizmasını etkileyecek her şey deliryuma yol açar. Deliryumun nokta prevalansı 55 yaş üzerinde %1.1 olarak bildirilmektedir.
Yapılan çalışmalarda demanslı olguların %40’ında deliryum da görülebildiği bildirilmektedir. Deliryum öncelikle demanstan ayırt edilmelidir. Bellek bozukluğu hem deliryumda, hem de demansta sık görülür, ancak demansta genellikle uyanıklık, dikkat ve konsantrasyon sağlamdır ve deliryumdaki bilinç bulanıklığı görülmez. Demanslı hastalarda özellikle son evrede düşünce içeriğinde fakirleşme ve stereotipi kuraldır. Buna karşın deliryumlu hastalarda düşünce içeriği çoğunlukla kişinin geçmişteki yaşantıları ile ilgili zengin imgeler ve fantaziler içerir. Ayrıca demanstan yakınan kişilerde travma (örn. düşme), infeksiyonlar (örn. idrar yolu enfeksiyonu), ek ilaç kullanımı ve vitamin yetersizlikleri gibi durumlar nedeniyle deliryum gelişimine karşı bir yatkınlık vardır. Bu nedenle demans bulunan kişilerde aynı zamanda kolayca deliryum gelişebilir. Böyle bir durumda her iki tanı birden konur. Demansın genellikle sinsi başlayıp yavaş bir seyir göstermesine karşılık deliryum saatler ve günler içinde oldukça ani başlar. Yeni bir fiziksel hastalık ya da ilaç entoksikasyonu daha çok deliryum olasılığını düşündürür.
Deliryum, depresyondan (özellikle yaşlı depresif hastalardan) da ayırt edilmelidir. Ancak kapsamlı ve dikkatli bir ruhsal muayene sonucu depresif hastadaki bilişsel anormalliklerin büyük ölçüde konsantrasyon güçlüğüne bağlı olduğu anlaşılabilir. Sabahları olağandan daha erken saatlerde uyanma, iştahsızlık, kilo yitiminin yanı sıra ümitsizlik, çaresizlik ve değersizlik düşünceleri, hüzünlü ve üzüntülü olma, ilgisizlik ve isteksizlik, halsizlik ve yorgunluk ya da suçluluk düşüncelerinin varlığı depresyon lehinedir. Deliryumun endokrin nedenleri içerisinde hipo ve hiperglisemiler nadir görülebilen ve gözden kaçabilen sebeplerden biridir. Tablo özellikle demans temelinde gelişip süreç içerisinde depresyonada yol açarsa ana nedenin gözden kaçma olasılığı daha da artmaktadır.
 
Etiyoloji
  • Bağımlılık yapan maddelerden kesilme, yoksunluk (alkol, benzodiazepin, barbitürat, sedatifler, LSD )
  • Dejeneratif beyin hastalıkları
  • Tümörler, kafa travmaları
  • Serebrovasküler hastalıklar, hipertansif ensefalopati
  • Toksinler (CO, karbon disülfit, ağır metaller
  • İlaçlar ( antiparkinson, TAD, antidepresanlar, nöroleptikler, amfetamin gibi psikostimülanlar )
  • Metabolik hastalıklar (hepatik-üremik ensefalopati, hipoglisemi, hipoksi, hiponatremi, tiamin, niasin-B12 eksikliği)
  • Menenjit, ensefalit, beyin abseleri, nörosifiliz, AIDS ve sistemik enfeksiyonlar - yüksek ateş

Klinik

Saatler veya günler içinde gelişen ve gün içinde dalgalanmalar gösteren kognitif fonksiyonların kaybı
Bilinç bulanıklığı,
Zaman-Kişi-Yer oryantasyonunda (yöneliminde) bozukluk "şaşkınlık" vardır, bu durum konfüzyon olarak bilinir , önce zaman sonra yer, sonra kişi oryantasyonu bozulur
Özellikle yakın bellekte bozukluk (bellek muayenesi yapılamaz çünkü konuşmak için kooperasyon güçtür)
Dikkatte belirgin dağınıklık, konsantrasyon kaybı
Düşünce akışı ve içeriğinde bozulma, bloklar, konudan konuya atlamalar, soyut düşünce kaybı
Yargılamanın, muhakeme gücünün kaybolması, utanma, ayıp kavramlarının kaybı gibi
Algılama kusurları-halüsinasyon ; persekütif-tehdit edicilerdir ve en çok görsel sonra dokunsal, işitsel halüsinasyonlar görülür. Hasta korku, panik, felaket anksiyetesi (catastrophic anxiety) içindedir.
Gündüz uyuma ve gece uyanık kalma eğilimi vardır. Gece şikayetleri artar ve psikomotor ajitasyonlar olur, yataktan kalmaya çalışır, sondayı çeker.

Tedavi

Esas tedavi nedeni ortadan kaldırmaktır
Alkol yoksunluk deliryumunda bol mayi, B1 vitamini, sedasyon için benzodiazepinler, konvulziyonları önlemek için MgSO4 verilir
Bilinç bulanıklığı yapması nedeniyle diğer durumlarda diazem tercih edilmez
Sedatif hipnotik ilaçların yoksunluk deliryumunda fenobarbital
Yaşlılardaki deliryumda haloperidol (antikolinerjik etkisi azdır) verilir. Klorpromazin verilmez, çünkü antikolinerjik etkisi fazladır (antikolinerjikler ; konfüzyonu artırır, dikkat ve bilinç azalması yaparlar). Sedasyon için ise lorazepam
Santral etkili antikolinerjik ilaç toksisitesine bağlı deliryumda fizostigmin salisilat (santral etkili antikolinesteraz inhibitörü) tercih edilir.