|
|
|
DEMANS (bunama) Tanım
: Öğrenme,
bellek, oryantasyon, dil fonksiyonları ve kişilik gibi mental
fonksiyonların bozulması ile karakterize, sosyal ve iş hayatını
etkileyen, çoğunlukla (% 11’inin sağaltımı var) geri dönüşsüz
ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Kimi tür bunamalarda iyileşmelerin
(B12 eksikliği, subdural hematom) kimilerinde duraklamaların (örneğin
multi-enfarkt bunamalarda) olabileceği kabul edilmektedir. Bir başka
ifadeyle demans; beyin kabuğuna ilişkin üst düzey işlevlerin genel
olarak bozulmasıdır. Demanslar,
orta ve ileri yaşdaki kişilerde en çok yıkıma neden olan beyin hastalıklarıdır.
İnsan ömrünün uzaması ile birlikte, bu tip hastalıkların sayısı
çoğalmakta ve buna paralel olarak hastalığın tanısı, tedavisi ile
ilgili ekonomik yük de artmaktadır. Demanslar içinde en sık Alzheimer
Hastalığıdır. Bunu vasküler ve frontal lob demansları izler. Epidemiyoloji
: Her yıl 100
bin kişiden Yaş arttıkça
bu hastalığın görülmesi de artar ABD’de, 65
yaşındakilerde Alzheimer Hastalığını oranı yaklaşık %10.3 olup 80
yaş üzerinde %47’ye çıkar. 1998’de dünyada 80 yaşın üzerinde
70 milyon insan yaşadığı 65 yaşının
üzerinde Alzheimer Hastalığı gelişmesi yıllık %2.6’dır. Bati Avrupa ve
ABD’de yapılan çalışmalarda Demansların %50-70’inin Alzheimer
Hastalığı olmasına karşılık, Japonya ve Rusya’da damarsal nedenli
demansın daha fazla olduğu bildirilmiştir. Afrika’da yapılan çalışmalarda
zencilerde Alzheimer Hastalığının nisbeten az olduğu bildirilirken,
ABD’de yapılan çalışmalar siyah ırkdaki oranın beyaz ırktan daha
fazla olduğunu göstermiştir. Genel olarak
demanslar içinde en sık görüleni ALZHEİMER HASTALIĞI’dır NEDENLERİNE
GÖRE DEMANSLARIN SINIFLANDIRILMASI
a.
Alzheimer’ın senil tip demansı b. Pick Hastalığı
ALZHEİMER
HASTALIĞI NEDİR? Alzheimer
Hastalığı(AH); demansa yol açan hastalıklar arasında en sık görülenidir.
AH’lığı sıklıkla 40-85 yaşları arasında ortaya çıkan, sinsi başlangıçlı,
genellikle yavaş olarak ilerleyen ve çoğu hastada bellek problemleriyle
kendini gösteren bir beyin hastalığıdır. Bu hastalık sanayileşmiş
ülkelerde en sık görülür ve nüfusun yaşlanmasına paralel olarak
giderek de artış göstermektedir. AH’nda kalıtımsal
geçiş kanıtlanmıştır, ancak tüm vakalarda bu geçerli değildir.
Alzheimer tipi demansların ortalama %3’ü ailesel geçiş gösterirken,
geriye kalanlar sporadik(yani kalıtımsal olmayan) olgular olarak değerlendirilir.
Yani yakın akrabalarınızda AH varsa, bu sizin ya da çocuklarınızın
ileride yüzde yüz hasta olacağınız anlamına gelmez. Ancak ailesinde
Alzheimer Hastalığı olanlarda bu risk 4 kat kadar fazladır. Alzheimer
Hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Alzheimer
Hastalığının Nedeni Nedir? Kesin nedeni
henüz bilinmemektedir, ancak bazı muhtemel nedenler üzerinde durulmakta
ve bu konu üzerinde yoğun çalışmalar devam etmektedir.
Alzheimer
Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir? 1. Yaş:Tüm
demans tiplerinde en önemli risk faktörü yaştır. En sık 65-85 yaşları
arasında görülür ve yaşlala birlikte görülme oranı artar. 2. Cinsiyet:
Kadınlarda Alzheimer Hastalığı riski daha fazladır. Erkeklerde ise;
beyin damar hastalıkları daha sık olduğundan damarsal demans daha
fazla bulunur. Alzheimer Hastalığının kadınlarda daha fazla görülmesinde
hormonların etkisinin olabileceğine gösterir. 3. Eğitim ve
İş: Düşük eğitim seviyesinin ileri yaşlarda hem Alzheimer Hastalığı
hem damarsal demans gelişmesi için risk faktörü olduğu gösterilmiştir.
75 yaşından sonraki demans sayısında eğitimsizlerde belirgin artış
görülür. Eğitimsiz bir kişinin 75 yaşından sonra demansa yakalanma
riski, en az 8 yıllık eğitim görmüş bir kişiye göre iki misli
fazladır. 4. Genetik ve
Aile Hikayesi: Birinci derece yakınlarında Alzheimer Hastalığı
bulunanlarda demans gelişme riski ortalama 4 kat fazladır. İki ya da
daha fazla birinci derece yakınında Alzheimer Hastalığı olanlarda bu
oran daha da artmaktadır. 75 yaşından sonra Alzheimer Hastalığı başlayanlarda,
daha önceki yaşlarda başlayanlara göre, aile ilişkisi kesin değildir.
5. Kafa
Travması: Boksörlerde olduğu gibi, bilinç kayıbına neden olan kafa
travması ile mültipl kafa travmaları Alzheimer Hastalığı için risk
faktörüdür. 6. Östrojen:
Bazı çalışmalarda, östrojen alan kadınlarda Alzheimer Hastalığı
riskinin östrojen kullanmayanlara göre, yarı yarıya az olduğunu göstermiştir.
Bu azalma doza ve kullanım süresine göre artmaktadır. 7. Non-Steroid
Antienflamatuar İlaçlar(NSAID): Bu ilaçların kullanımı da Alzheimer
Hastalığı riskini azalttığı bildirilmiştir. Alzheimer Hastalığı
Romatoid Artrit ve lepra gibi hastalıklarda az görüldüğü kaydedilmiştir.
Burada ilaç alımının mı, yoksa enflamatuar durumun engelleyici
etkisinin olduğunun araştırılması gerekir. 8. Anne Yaşı:
İleri yaşlarda yapılan doğumun, Down Sendromunda da olduğu gibi,
Alzheimer Hastalığı için risk faktörü olduğu bazı çalışmalarda
ileri sürülmüşse de bazı çalışmaların bunu desteklemediği görülmüştür. 9. Kalp Krizi:
Özellikle ileri yaşlardaki kadınlarda kalp krizinin Alzheimer Hastalığı
için bir risk faktörü olduğu ileri sürülmüştür. ALZHEİMER
HASTALIĞINI NASIL TANIYACAĞIZ? Hastalık
oldukça sinsi başladığından aşağıdaki belirtileri kendinizde ya da
çevrenizdekilerde fark ederseniz hemen bir nöroloji doktoruna müracaat
ediniz. Çünkü erken tanı konulduğunda tedaviden yararlanma şansınız
artacaktır. 1. Bellek
Kayıbı: Erken dönemlerde
unutkanlık dikkati çeker; özellikle yakın geçmişteki olayları,
insanların yüzleri tanıyamama, isimlerini hatırlayamama, telefon
numaralarını, tarihi nutma başlar. Aynı soruları tekrar tekrar
sorarlar. 2. Günlük
Yaşam Aktivitelerini Yapmada Zorluklar Başlar: Hastanın
sosyal yaşantısında ve iş hayatında problemler yaşamaya başlar ve
performansı oldukça düşer düşer. Yeni öğrendiği bilgileri
saklayamaz. Bu dönemlerde uzak bellek korunur, asıl sorun yakın
bellektedir. Örneğin; bazı telaşlı insanlar yemeği fırında
unutabilirler ve yemek yanınca hemen hatırlarlar. Oysa Alzheimer’lı
hastalar yemeği fırında unutmakla kalmazlar, ne hazırladıklarını da
unuturlar. Artık kendi elbiselerini seçmekte de güçlük çekerler. 3. Kelime
Bulmakta Güçlük Çekerler: Kelimeleri
unuttuğundan cümle kurmakta zorlanır, konuşmanın akıcılığı
bozulur, anlama daha iyidir. Bazen doğru kelime yerine uygun olmayan
kelimeleri kullanırlar. Bununla da kalmayıp konuşurken kullandığı cümlenin
başını hatırlayamadığından yanlış ve anlamsız cümleler de
kurarlar. 4. Zaman ve
Mekanı Karıştırmaya Başlar: Bellek
problemleri daha da artar.Çeşitli paranoid hezeyanlar, ve hallüsinasyonlar
ortaya çıkar. Bu dönemde artık hasta bakıma ve gözetilmeye muhtaçtır,
banyo ve giyinme gibi aktiviteleri yardımsız yapamaz. Hasta evden uzaklaştığında
evini bulamaz. Objeleri isimlendiremez, zaman zaman inkontinanslar olur. 5. Anlama
ve Karara Varmada Güçlükler olur: Artık evin içinde
odaları karıştırır, anlama da belirgin olarak bozulmuştur, uyku-uyanıklık
dönemleri değişmiştir. Bazen emosyonel parlamalar, şüphecilik, inatcılık
ve anlamsız hiperaktivite olur. Hastada geçmişte yaşama durumu olur.
Olayları doğru olarak yargılıyamaz ve karara varamaz. 6. Aileye
Bağlı Duruma Gelir: Ağır konuşma
ve anlama bozukluğu olur, ufak adımlı ve dengesiz yürüme olur,
kendini besleyemez ve hızla kilo kaybeder. İlkel refleksler ortaya çıkar(Emme
ve yakalama refleksi gibi). Daha sonra motor fonksiyonlarını kaybederek
yatağa bağımlı hale gelir. İdrar ve gaita kontrolü tamamen kaybolur.
ALZHEİMER
HASTALIĞININ EVRELERİ NELERDİR? Bu hastalık
belli başlı üç evreden oluşur ve her evre arasında uzun seneler
olabilir. Ayrıca bazı hastalar bu evrelere tabi kalmadan değişik
seyredebilir EVRE-I: Genellikle
hafif belirtilerin olduğu evredir.
EVRE-II:
Günlük Yaşam Aktivitelerinin sürmesini engelleyen belirtiler.
EVRE-III:
Hasta tamamen bağımlı hale gelir. Yani zihinsel bozukluklar belirgin
fiziksel bozukluklarla beraberdir.
PROGNOZ Tanı
konulduktan sonra ortalama yaşam süresi 4-10 yıldır. Bazen bu 1-20 yıl
da olabilir. Bu hastalar genelde aspirasyon pnömonisi, eskarlarla veya
araya giren enfeksiyonlarla kaybedilir. ALZHEİMER
HASTALIĞINDAN ŞÜPHELENİRSEK NE YAPALIM? Böyle bir
durumda hemen bir Nöroloji uzmanına gitmek olmalıdır. AH’lığı
sinsice ilerler ve zamanla hem hastanın hem de çevresinin yaşam
kalitesini bozmaya başlar Hastalığa erken tanı konulması, hem mevcut
tedavi olanaklarından daha fazla yararlanmasına hem de pratik bazı çözümlerle
hasta ve yakınlarının yaşam kalitesinin yüksek tutulmasını sağlayacaktır. ALZHEİMER
HASTALIĞININ TANISI NASIL KONUR? Yukarıda
anlatılan belirtiler sizde veya yakınlarınızda var ise, doktorunuza
gittiğinizde öncelikli olarak muayeneniz yapılacak, bazı laboratuvar
tetkikleri istenecek( Kan tetkikleri, Bilgisayarlı Beyin tomografisi
gibi) ve testler uygulanacaktır.Bunların sonucuna göre hastalığınızın
tanısı konulacaktır. Tanı konulduktan sonra en az 6 ayda bir
doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir. İlerleyici
Demansla Gelen Yaşlı Hastada Tanısal Yaklaşım 1. Her Hastada
Yapılması Gereken İncelemeler
2. Hastadan alınan
bilgiler ve Muayene Sonucunda Gerekli Görülen Hastalarda Yapılması
Gereken Tetkikler
ALZHEİMER
HASTALIĞININ TEDAVİSİ VAR MI? Bu hastalığın
kesin nedeni henüz bilinmediğinden hastalığı tamamen ortadan kaldıracak
bir tedavi yoktur. Ancak erken tanı ile, hastalığın belirtileri azaltılır
ve ilerlemesi durdurulabilir ya da yavaşlatılabilir. Böylece hastaların
yaşam kalitesi en yüksek seviyede tutulmaya çalışılır. TEDAVİ
HANGİ İLAÇLARLA VE YÖNTEMLERLE UYGULANIR? Bu hastalığın
tedavisinde kullanılan ilaçların sayısı birden fazladır. İlaç seçimi
mutlaka bir uzmanın önerisiyle olmalıdır. Tıbbi denetim altında
verilmediklerinde hastalığın düzelmesi birtarafa, belirtilerin daha da
ağırlaşmasına neden olunabilir. 1. Demansda
Non-farmakolojik(ilaçsız) yaklaşım: Yani hiçbir ilaç vermeden
yakınlarının eğitimi ile hastaya yardımcı olunur. O halde demanslı
hastaya nasıl davranalım?
Tanıyı Açıklama Hastalar
bozukluklarının tamamen farkında olabilecekleri gibi, tamamen ya da kısmen
inkar da edebilirler. İnkar ya da farkında olmama durumu birçok hastada
görülür ve bu durum demansın ağırlığı ile orantılı değildir.
“İnkar” olan hastalar hastalıkları ile ilgilenmedikleri için tanı
konusunda bilgilendirmenin pek yararı olmaz. Öte yandan bilgi almak
isteyen hastalara da tanı ve prognoz konusunda yalan söylemek insancıl
değildir. Teorik olarak,
hastalık konusunda bilgilendirilmiş olmanın doğurduğu stres ve
depresyona eşlik eden olumsuz nöro-endokrin etkiler hastalığın
alevlenmesine yol açacağı söylenebilir. Anca, aile ve doktoru tarafından
aldatıldığını düşünmek de en az o kadar stres ve depresyon
nedenidir. Yapılan çalışmalarda hastaların tanıyı bilmeleri uzun süreli
bir depresyon yol açmamaktadır. Bunun nedeni şunlardır;
Danışma ve
Tedavi Majör
antipsikotik ilaçların ciddi bilişsel ve motor yan etkileri nedeniyle,
hastadaki ajitasyon, hallüsinasyon ve delüzyon gibi semptomlar mümkün
olduğunca ilaç kullanmadan ele alınmalıdır. Uykusuzluk da
Alzheimer’da sık görülen yakınmadır. Yatma saatlerinin düzenli
olması, gece ışıkları açık bırakma, gündüz uykularına izin
vermeme gibi önlemler yardımcı olur. İdrar kaçırma nörolojik
nedenli olmayabilir(İdrar yolları enfeksiyon, banyoyu bulamama,
giyisilerini çıkaramama, hareket güçlüğü, tuvalet ve tuvalet
olmayan objeleri birbirinden ayırt edememe gibi nedenleri olabilir).
Bunların birkısmı uygun yaklaşımlarla giderilebilir(banyoya ulaşımı
kolaylaştırma, kapısını açık bırakma, ışıkları açık bırakma,
kolay çıkarılabilir giyisiler giydirilerek, hastanın aradığı eşyanın
yanına bildiği başka bir eşyayı işaret olarak bırakma gibi) Zararlı
Etkinlikler Araba
kullanma, yatak içinde sigara içme, ateşli silah ile oynama, ilaçların
yanlış kullanımı kendine ve çevresine zararlı olabilecek
etkinlikleridir. Alzheimerlı hastalar kendi yaş popülasyonlarına göre
2-3 kat daha fazla trafik kazası yapmaktadırlar. Bu nedenle hastalar çok
yönlü olarak değerlendirilerek(hastalığının ağırlık derecesi,
vizüo-spasyal algılama yeteneklerinin durumu gibi). Bilinçli olarak
intihar demansda oldukça nadirdir. 2.
Alzheimer Hastalığı ve Diğer Demanslarda Davranışsal Bozuklukların
Tanınması ve Tedavisi Alzheimer
Hastalığında gözlenen nöropsikiyatrik bozukluklar: a. Sanrılar
b. Varsanılar
c. Ajitasyon/Agresyon d. Duygudurum
Değişiklikleri
e. Anksiyete f. Kişilik Değişiklikleri
g. Nörovejetatif
İşlev Bozuklukları
h. Psikomotor
Bozukluklar
ALZHEİMER
HASTALIĞININ ÇAĞDAŞ TEDAVİSİ Demanslarin en
sık görülen nedeni olan Alzheimer hastalığı tedavisinde, hastaya gösterilmesi
gereken yakın ilgi dışında davranış tedavisi (uğraş edindirme, çevreyi
hastanın bilebileceği şekilde düzenleme, özellikle gece uyanıklık
durumlarında görsel uyarılar-gece lambaları) öncelikli olarak
uygulanması gerekir. Tıbbi tedavide halen yararlı olduğu kabullenilen
dört ajan bulunmaktadır. Kolinerjik
Ajanlar: İlk denenen
ilaçlardan birisi de fizostigmindir. Bunun kısa süre kullanımda
hastaların %33’ü yararlanmıştır. Ancak %45 hastada bulantı gibi
yan etkiler olmasından dolayı başka mekanizmalar üzerinden etkili
olabilecek ilaçların geliştirilmesi zorunludur. Diğer
kolinesteraz inhibitörleri e20/20 (Aricept-donezepil) ve ENA-713 (Exelon-Rivastigmin)’dur.
Her iki ilaç da günümüzde kullanılmaktadır. Excelon’un etkinliği
Aricept’e eşdeğer bulunmuştur. GIS ile ilgili olanlar hariç yan etki
profili daha iyidir. Ancak, Exelon'un günde en az 2 kezde verilme
zorunluluğu Aricept’e göre dezavantaj olarak görülmektedir. Aynı
grupta yer alan diğer ilaç galantamin'dir (Remeron) başlangıç dozu
olarak 2x4mg idame dozu olarak 2x8mg önerilmektedir. NMDA Reseptör
Antagonistleri Bu yeni grupta
bulunan memantin (Ebixa) ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir.
Orta ve ileri evre Alzheimer Hastalığı için kullanılmaktadır. 5mg/gün
ile başlatılan tedavi 20mg/gün dozuna kadar artırılabilir. Nörotrofik
Faktörler: Nörotrofik
faktörler nöronal gelişim için gerekli olmakla birlikte, Alzheimer
hastalığı için etkinliği açık değildir. Esas olarak Alzheimer
hastalığı ile ilişkilendirilmelerinin temelinde, “Nerve Growth
Factor”(NGF) reseptörlerinin, beyinde asendan kplinerjik
projeksiyonlarda eksprese edildiğinin gösterilmesi yatmaktadır. Böylece
NGF ile kolinerjik sistemin stimüle edilebileceği düşüncesi doğmuştur.
NGF ilk olarak intratekal olarak kullanılmış, son zamanlarda ise nazal
sprey formu geliştirilmiştir. İntratekal kullanımın meningeal kalınlaşma
ve intranazal kullanımın ise şiddetli ekstremite ağrısı yapma şeklinde
önemli yan etkileri bulunmaktadır. NGF oral preparatları halen geliştirilmektedir. Propentofilin
ve idebenone gibi antioksidan maddelerin NGF’yi “in vitro”da stimüle
edebilmelerinden dolayı, Alzheimer hastalığında yararlı
olabilecekleri düşüncesi de gündeme gelmiştir. Yeni keşfedilen AIT-082
maddesi ise NGF stimüle edici bir ajan olarak ABD’de halen
denenmektedir. Oksidatif
stres ve nöroproteksiyon teorisi: Yaşlanma ile
birlikte serbest radikaller ve diğer oksidatif mekanizmalarda artış
olduğuna ilişkin kanıtlar vardır. İleri yaşın Alzheimer hastalığının
gelişiminde primer risk faktörü oluşu da bu mekanizmaların
patogenezinde önemli olabileceğini telkin etmektedir. Antioksidan
ajanların Alzheimer hastalığı progresyonunda yavaşlatıcı etkileri
olup olmadığına ilişkin en yeni çalışmada, selegilin ve a -tokoferol
kombinasyonu kullanılmıştır. İnflamatuar
mekanizmalar: Alzheimer
hastalığı patogenezinde inflamatuar mekanizmaların değişik
basamaklarının rolü vardır. Alzheimer hastalığında nörodejenerasyonda
inflamatuar mekanizmaların önemli rol oynadığı sanılmaktadır. Ancak
antiinflammatuar ilaçlarla yapılan çalışmalarda tedavi lehine sonuçlar
alınamamıştır. Kontrollü çalışmalar devam etmektedir. Östrojen: Alzheimer
hastalığında östrojenin rolü gözlem ve çalışmalarla gündeme
gelmiştir. Pek çok küçük ölçekli çalışmalarda demanslı kadınlarda
östrojen replasmanının kognitif fonksiyonlarda iyileşme yaptığı
saptanmıştır. Demans semptomlarına iyi geldiğine dair kontrollü çalışma
yoktur. HASTA
YAKINI OLARAK NELER YAPACAKSINIZ? A:
Kendiniz için; Seyrek görülen
bir hastalık olmadığından birçok hasta yakını bu sorunları yaşıyor
ve ümitsizliğe kapılıyor. Ancak hastalık hakkında bilginiz arttıkça,
bu hastalığın yol açtığı değişikliklerle birlikte yaşayabileceğinizi
görürsünüz ve daha az etkilenirsiniz. Herşeyden daha önemlisi, inancınızı
asla yitirmeyiniz. Anne ya da
babanızdan biri bu hastalığa yakalandığında, ana-baba-çocuk ilişkisi
tersine çevrilmesi oldukça sorunlu olabilir. Bi zamanlar siz ona bağımlıyken,
şimdi o size bağımlı hale geldi. Bu rol değişimine ayak uydurması için
ona yardımcı olun, bu aynı zamanda size de yardımcı olacaktır. Böyle bir
durumun başınıza gelmesi başlangıçta sizi çok öfkelendirecek,
ancak sabırlı olur ve duygularınızı başka biriyle paylaşabilmek çok
yararlı olacaktır. Artık dostlarınızı
eve çağıramaz olabilirsiniz, onunla sokağa çıkmaktan kaçınacaksınız.
Böyle yapmayın!! Bazı davranışlardan sıkıntı duymanız çok doğal.
Ama, kendinizi çevrenizden uzaklaştırdıkça, günlük sorunlarla başa
çıkmanız da güçleşecektir. Lütfen çok sabırlı olun. Duygularınızı
diğer hasta yakınlarıyla paylaşmak size yardımcı olabilir. Yalnız
olmadığınızı, sizin gibi birçok hasta yakınının olduğunu düşününüz. Eğer hastanız
geceleri hep dolaşıyor ve başkalarının uyumasını engelliyorsa,
hastanızı gündüzleri uyanık tutmaya çalışın ya da geceleri
bekleyecek başka birilerini de bulun. Hastanıza sürekli
bakım verdiğinizden yorgun ve bitkin düşmemeniz için dengeli beslenin Günlük hasta
bakımının stresi ve yükü, enerjinizi tüketmeye başladığında
biraz ara verin. Yürüyüşe çıkın, bir dostunuzla konuşun, müzük
dinleyin ya da kendinize gevşeyecek başka bir yol bulun. B:
Hastanız için; 1. Size ya da
başka birisine saldırganca davranabilir. Ne yapmalı?
2. Hastalık
ilerledikçe hastanızın iletişim sorunları da artacaktır. Bu konuda
neler yapılmalı ?
3. Alzheimer
Hastalarının uyku düzeni tersine döner(yani gecenin çoğunu uyanık
geçirir). Bu durumda ne yapılmalı?
4. Hastalığın
ileri evrelerinde beslenme sorunları ortaya çıkar. (Yemekleri reddetme,
sıvıları yutma güçlüğü, kaşığı kullanamama gibi). Ne yapılmalı?
5. Amaçsız
dolaşmaları varsa;
6. Hastanızın
koyduğu şeyleri bulmakta güçlük çektiğini ve bunun giderek artış
gösterdiğini izleyeceksiniz.
7. Hastalığın
ilk evrelerinde cinsellikle ilgili problemler pek olmaz. Ancak ileri dönemlerinde
sorunlar yaşanır. Siz ya da yabancılara alışılmadık biçimde aleni
cinsel davranışlarda bulunabilir. Ne yapabilirsiniz?
8. Hastanız
başlangıçta hastalığını kabullenmiyecektir. Bu durumda siz onu.
Dikkatle dinleyin ve her zaman onun yanında olduğunuzu hissettirin.
Kendine güvenini koruması için ona yardım etmelisiniz. 9. Alzheimer
Hastalığı, hastanın günlük yaşantısını engellemeye başladığında
depresyon ortaya çıkabilir ve sürekli sağlığından yakınır.
Depresyon yaşamını etkiler seviyeye geldiğinde mutlaka doktorundan
yardım isteyin 10. Hastalığın
ilk evrelerinde, hastanızın ve sizin dünyanız da değişmeye başlar,
alkol ve ilaçlar çare olabilir.
11. Hastalık
ilerledikçe, hastanızın kafası daha karışık hale gelecek, sizi ve
çevresini suçlamaya başlayacaktır.
12. İleri
evrelerinde hasta aile fertlerini ve yakınlarının yüzünü tanıyamama
durumu ortaya çıkabilir, bu durumda sabır dışında yapacağınız başka
da bir şey yoktur. |