ana sayfa      e-posta

Aile Hekimi - Psikiyatri Konuları

Ruhsal Durum Muayenesi :

1-Genel görünüm : Fiziksel, giyim, geliş şekli gibi Dışa vuran davranış; Normal özellikler: canlılık ve enerji düzeyi; görüşme sırasında anlatıma yönelik hareketleri. Genel uğraşları, eylemleri. b)Azalma: Tembellik, miskinlik, durgunluk, eylemsizlik, donakalım(katatoni), uyuklama, aşırı yatma isteği. c)Artma: Tedirginlik, yerinde duramama, taşkınlık, saldırganlık. d)Niteliksel bozukluklar: Zorlantılar(kompulsiyon), tikler, törenleşmiş ritüel devinimler, yüz devinimleri(manierizim), garip yineleyici devinimler, karşısındakinin yüz devinimlerini yineleme(ekomimi), karşısındakinin devinimlerini yineleme(ekopraksi), katalepsi(bedenin telkinle yada başka nedenlerle değişik duruşlar, biçimler alması, balmumu esnekliği, garip duruşlar), duruş bozuklukları, robot yürüyüşü, titreme, yerinde duramama(akatizi), diskinezi, kasılma vb.
2-Bilinç;
açık, koopere
3-Yönelim;
yer, kişi, zaman Konuşma; spontan, amaca uygun, miktarı normal, şiddeti hafif azalmış
4-Dikkat;
normal, az, artış, çok artış
5-Algı;
varsanılar (hallucination) ; bir uyaran olmadığı halde algılama olmasıdır
işitme varsanısı (suçlayan sesler gibi)
görme varsanısı (bulunmayan nesne ve kişileri görme gibi)
en sık bu iki varsanı görülür, ayrıca dokunma, tat, koku (yanmış lastik, çürük yumurta koku algısı temporal lop bozukluğunda grl.) varsanıları da olabilir, işitme olanlar daha çok şizofrenide, dokunma varsanısı daha çok deliryumda görülür hipnagojik ; uykuya tam dalarken olan yarı uyku varsanıları disosiyatif bunaltı bozukluklarında grl.
yanılsama (illusion) ; uyaranların yanlış algılanması ve yorumlanmasıdır, mezarlıktan geçerken bir gölgeyi hayvan veya insan gibi görmek normal yansımaya
deliryumdaki bir hastanın duvardaki lekeleri korkunç böcekler gibi görmesi anormal yansımaya örnektir
gerçekdışılaşma (derealizasyon) ; çevrenin değişik biçimde algılanmasıdır
dejavu ; belirgin bellek bozukluğu olan veya olmayan bir kişi daha önce hiç görmediği bir yeri sanki görmüş gibi
depersonalizasyon ; bedenini değişmiş gibi farklı algılamasıdır, bedenin tümü ya da bir kısmı büyüyor, küçülüyor, parçalanıyor gibi, aynaya bakınca kendisini tanımıyormuş gibi.

6-Duygudurum; (mood)

uzunca bir süre (saatler, günler, aylar) belli duyguların baskın olarak yaşanması durumudur, örn ; depressed ya da low mood ; çökkünlüklerdeki uzun süren üzüntü, sıkıntı, karamsarlık durumu

high mood, elation ; manideki aşırı neşeli ya da öfkeli coşkularla dolu taşkın durum gibi

7-Duygulanım; (affect)

Duygulanım (affect) : Başka karmaşık tanımlamaları bir kenara bırakırsak klinik uygulamada duygulanım dıştan ve içten uyaranlara duygularla tepki verebilme yetisidir.

sevinme, üzülme, bunaltı, öfkelenme, korkma, tiksinme, suçlanma gibi yalın ya da karmaşık duygular

normal duygu durum (euthymia) ; belli sınırlar içinde kişinin bulunduğu duruma göre dalgalanmalar gösterir, örn; piknikte çoğu insanın neşeli, başsağlığı ortamında üzüntülü olması gibi.

anormal özellikler

niceliksel ;
duygulanımda artma ; bir görüşme sırasında aşırı üzüntü, öfke, sevinç gibi normal duygular hasta tarafından anlatılabilir ya da böyle duygular içinde olduğu gözlenebilir. Bu duygular gerçek durumun gerektirdiğinden aşırı ve uzun süreli olduğunda, hastada duygu durum bozukluğu olup olmadığı araştırılır.
duygulanımda azalma ; ağır duygu noksanlığı, ilişki kurulmasını güçleştiren soğukluk, apati, duygu küntlüğü gibi

niteliksel ;
duygulanımda uygunsuzluk ; üzüntülü durumlarda sevinme, sevinilecek durumlarda üzülme gibi
ikili duygulanım (ambivalans) ; aynı anda hem sevgi hem de nefret gibi

duyguları tanımlayamama (aleksitimi) ; duyguları anlatacak sözcük bulamazlar, alekstimi ; duygulara sözcük bulamamadır, derecesine göre normal ya da anormal boyutlarda olabilir

8-Düşünce süreci;
normal özellikler ; düzenli ve amaca uygun olması
düşüncede azalma ; duraklama, yavaşlama, anlatım azlığı ve yoksulluğu
düşüncede artma ; hızlanma, düşünce uçuşması (flights of ideas), ayrıntıcılık
sapmalar ; düzensizlik, uygunsuzluk, yinelemeler, yeni sözcük uydurmalar (neolojizm), dağılma, sözcük salatası (word salad), kalıplaşmış yineleyici düşünceler (stereotipi), başkalarının sözcüklerini yankılama (ekolali), uyaklı konuşma (clang çağrışım).

9-Düşünce içeriği;

sanrı
(hezeyan, delusion) ; belli bir çağda ve toplumda gerçeğe uymayan mantıklı düşünce ile değiştirilemeyen inanç demektir. Sanrılar konuların göre şu gruplara ayrılır ;
büyüklük sanrıları ; peygamber, cumhurbaşkanı zannetmek
kötülük görme (perseküsyon) sanrıları ; hakkımda kötü düşünüyorlar, beni izliyorlar, beni zehirleyecekler
alınma (referans) sanrıları ; benim hakkımda konuşuyorlar, radyo televizyonda bana laf atıyorlar
etkilenme sanrıları ; kafamın içine bir elektronik aygıt koydular bana istediklerini yaptırıyorlar, ışınlarla davranışlarıma yön veriyorlar
etkileme sanrıları ; düşünce yolu ile gizli güçlerle başkalarının davranışlarını yönetiyorum
düşünce sokulması ; kafama düşüncelerini sokuyorlar, davranışlarımı yönetiyorlar
düşünce okunması ; düşüncelerimi olduğu gibi okuyorlar veya ben düşünceleri okuyorum
düşünce yayınlanması ; düşüncelerin çevreye bütün dünyaya yayınlanması
erotomanik sanrılar ; herkes bana aşık
küçüklük sanrıları ; ben ben bir işe yaramam, değersizim
nihilistik sanrılar ; ben yokum, ölmüşüm, kalbim, midem erimişim
derpersonalizasyon ; bedenin ve çevrenin acayip biçimlerde değişmesine ilişkin sanrılardır, ellerim ayaklarım büyüyor, değişiyorum
Derealizasyon sanrıları ; çevre başkalaşmış, burası benim kasabam değil, çevremdekiler değişmişler, onları tanıyamıyorum
Bütün bu düşünceler bir sanrı niteliğinde ve gününde olabilir. Yani mantıksal bir tartışma ile sarsılmazlar,değişmezler. Bazen de gelip geçici düşünceler, kuşkular,sorular, yani sanrı taslakları olarak bilinir. Rahatsızlık ilerledikçe bunlar sanrı niteliği kazanabilirler.

Varsanı
ların, Sanrı
ların Muayenesi: Varsanılar ve sanrılar çoğu zaman görüşmenin akışı içinde hastanın yakınmalarını dinlerken belli olur. Düşünce ve davranışlarında biraz gariplik, anlaşılmazlık, belirsizlik (müphemlik) ve gizleme çabası bulunan her hastada sanrılara, ilişkin sorular sorulmalıdır. Hastaya "sende peygamberlik düşünceleri var mı" diye bir soru doğrudan sorulmamalıdır. Önce belki kuşkuculuk, alınganlık olup olmadığı sorulabilir. Kuşkuculuğun nasıl, neye bağlı olduğu, izleme düşüncelerinin olup olmadığı sorulur. Hastaya "herhangi bir dönemde düşüncelerinin başkaları tarafından okunuyor, denetleniyor, yönlendiriliyor" gibi olup olmadığı sorularak alınan yanıta göre sorular sürdürülür. Ayrıca sorular hastada görülen klinik belirtilere göre ayarlanarak sanrılar ve varsanılar incelenebilir. Örneğin varsanıların, sanrıların en çok görüldüğü şizofreni hastalığı genellikle genç yaşlarda görüldüğünden bu yaşlarda bu ruhsal belirtilerle gelen gençlerin bu belirtiler doğrultusunda incelenmesi için özel çaba gösterilmesi gerekir.
Varsanılar için "ortalıkta kimsecikler yok iken kulağına sesler gözünün önüne hayaller geldiği oluyor mu" türünden sorulara alınan yanıtlara göre duyuların içeriği hakkında bilgi elde edilmeye çalışılır.
Her hastaya sanrıların olup olmadığı hakkında sorular sormak gerekmeyebilir. Düşüncesinde, gerçeği değerlendirmesinde bir bozukluğun olamayacağı izlenimi veren hastalar sık görülür. Kimi paranoid hastalar ise sanrılarını başarıyla gizleyebilirler. Bunların sanrıları hakkındaki bilgiler genellikle yakınlarından elde edilir.

10-Psikomotor aktivite;
örn ; doğal ?